Anasayfa / Tüm Etkinlikler / Anasayfa / Edremit Çevre Platformu bileşenlerinin düzenlediği basın açıklaması

Edremit Çevre Platformu bileşenlerinin düzenlediği basın açıklaması

Değerli basın mensupları,

Değerli hemşeriler,

Edremit Çevre Platformu bileşenlerinin düzenlediği basın açıklamasına hoş geldiniz..

Basın açıklamamıza başlamadan önce iki hususa dikkatinizi çekmek istiyorum.

İlk olarak, toplantımıza katılan bütün dostlarımızın pandemi kurallarına ve sosyal mesafeye azami özen göstermelerini rica ediyoruz.İkici olarak da, komşu ilimiz Çanakkale’de Kirazlı mevkiinde ruhsatsız ve yasalara aykırı bir şekilde varlığını sürdürmeye devam eden altın madencisi Alamos Gold firması için boşaltma işlemi yapılmazken, bu işgale karşı sembolik bir nöbet gerçekleştiren yaşam savunucusu gençlerin o alandan tahliye edilmelerini doğru bulmadığımızı, protesto ettiğimizi ifade etmek istiyoruz. Çanakkale’ye ve ülkemizin her noktasındaki yaşam alanı savunucularına, çevre dostlarına dayanışma selamlarımızı iletiyoruz.

Basın Açıklaması

Değerli dostlar, Edremitliler..

Bizler bir yeryüzü cennetinde yaşıyoruz aslında.. Denizimiz, dağlarımız, ormanlarımız, zeytinliklerimiz ve ovamız gerçekten çok güzel, çok değerli. Ancak bu değerleri layıkıyla korumayı beceremiyoruz. İlçemizde ve bölgemizde maalesef çok önemli çevre sorunlarımız var.Suyunun hiç tükenmeyeceğini sandığımız Kazdağları’nın eteğinde, bu yaz ciddi ölçüde susuzluk sorunu yaşadık biliyorsunuz.

Bunda elbette küresel iklim değişiminin payı var. Bu değişim sürecinde, ülkemizde bazı bölgelerde ani sağanak yağışlar ve sel felaketleri yaşanırken, bizler de burada son 12 yılın en kurak mevsimini yaşıyoruz. “Bin pınarlı” Kazdağları’nda kaynaklar, dereler kurudu. Su daha derinlere çekildi. Ancak tek neden bu iklim değişimi değil. Su sorununu yaratan ve insan eliyle gerçekleşen başka faktörlerin de varlığını belirtmemiz gerekiyor. Madenler için kesilen ağaçların, dağları alt üst etmelerinin, kereste için tıraşlanan ormanların, yanlış ve hızlı kentleşmenin de bunda büyük etkisi var. Teşhisi doğru koymazsak, tedavide de bocalarız. Bu gerçeklerin altını çizmemiz gerekiyor. Daha ne kadar beton, daha ne kadar havuzlu villa inşaatı olacak? Artık bölgemiz su zengini değilse ve küresel iklim değişimi de yaşanıyorsa, şimdi imar planlarının revizesi gerekmiyor mu? Yerel yönetimlerden bunu istiyoruz. Su sorunu yaşanınca da, akla hemen baraj yapmak geliyor. Daha fazla betona devam, susuzluğa çare için baraj deniyor. Fakat barajlar da iklimi değiştiriyor. Havasının güzel ve kuru olmasıyla bilinen Kazdağları’nda baraj yapmak demek, çok fazla nem artışı anlamına gelecek. Antalya’dan, İzmir’den farkımız kalmayacak o zaman. İşte, Havran Barajı’nın yarattığı sonuçlar ortada. Baraj demek, zeytinin de doğrudan etkilenmesi demek. O nedenle, duruma acil çözüm refleksiyle davranılmasını değil, bilimsel araştırmalarla rasyonel bir çözüm bulunmasını istiyoruz. Yer altı barajları ve yağmur hasadı gibi alternatif çözümlerin gündeme alınarak, iklim özelliklerimizin korunmasını istiyoruz.

Su kaynaklarımızı korumak için, dağlarımıza ve ormanlarımıza da dikkat ve özen gösterilmesi gerekiyor. Oysa, Eybek Dağı’na yapılmak istenen 40 adet Rüzgar Enerjisi Santrali gerçekleşecek olursa, geriye orman kalacak mı orada? ÇED onayını da alan Kanada ve Fransa ortaklı bu şirkete karşı şimdi dava açtık. İtirazımız da çok basit ama haklı bir nedene dayanıyor. Şirket kendi raporunda, bu RES’ler için Eybek’te 245.000 metrekare alan “kullanacağını” söylüyor. Bunun anlamı en azından 300.000 ağaç kesileceğidir. Buna razı değiliz. İstasyonları birbirine bağlayacak yollar için de dağın altı üstüne getirilecek, büyük hafriyatlar yapılacak. Ne olacak o zaman Eybek’in meşhur suları, nereye kaçacak? Bizler aşağıda ne içeceğiz? Bu nedenle, projenin durdurulmasını istiyoruz. O kadar lazımsa enerji, başka yer mi yok? Şirkete bunun sorulmasını istiyoruz.

Ormanlara tek saldırı bu da değil bölgemizde. Biliyorsunuz Havran’la sınırımızda, Tepeoba yakınındaki Molibden madeni de öylece bırakılıp gidildi. Orada 40.000 ağaç kesilmişti vaktiyle. Maden kapandıktan sonra o sahaya sadece 3.750 minicik fidan dikildiğini öğrendik. Demek ki, doğanın alacağı var, daha 36.250 fidan borçlu şirket orada. Üstelik devasa maden çukurunu da, rehabilite programında “gölet” ilan edip bıraktılar. Doğal zeminden 170 metre aşağıda, ağır metallerle zehirlenmiş yağmur sularıyla dolu bir göletimiz oldu bölgede. İnsanlar içine sindirebilir belki ama, doğa kabul edecek mi bunu? Eski maden sahalarının yeniden doğaya kazandırılması gerekiyor. Maden şirketlerinin, ÇED raporlarında devlete en başından taahhüt ettikleri sorumluluklarını dürüstçe yerine getirmesini istiyoruz.

Dostlar,

Dağlarımızda, ormanlarımızda durum böyleyken, denizimizin hali de pek iç açıcı değil maalesef. Körfez hızla kirleniyor. Yazlık konut imaline paralel düzeyde alt yapı inşası yapılmıyor. Bu alanda yılların ihmal edilmişliği söz konusu. Yerel yönetime ait Arıtma Tesisleri hem kapasite ve hem de kabiliyet açısından yetersiz kalıyor. Halen, Zeytinli ve Altınoluk tesislerinden çok şikayet var. Koku ve kirlilik başta gelen şikayetler. Üstelik Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü’nün, yazın her onbeş günde bir numune alarak yaptığı yüzme suyu analiz sonuçları da gösteriyor ki, Körfez’de bazı noktalarda durum kötü. Denize girenlerde görülen hastalıklar da, bu durumun bir başka göstergesi. Edremit’te artık, ekonomik ömrü biten Zeytinli Arıtma Tesisi’nin yerine yenisinin yapılması gerekiyor. Arıtması olmayan Güre’ye bir tesis gerekiyor. Kanalizasyon ve kolektör hatları imali veya yenilenmeleri gerekiyor. Otel, site vb. gibi yerlerde bulunan özel arıtmaların ise, Çevre İl Müdürlüğü’nce periyodik denetimleri gerekiyor. Deniz kirliliğinin nedenlerinden birisi olan “arıtma sorunu” için Edremit’e artık yatırım istiyoruz.Fakat, arıtmalar yeterli olsa bile, denize dökülen dereler temiz olmadıkça Körfez yine kirlenmeye devam edecek. Artık derelerimizin, denize kirlilik taşıyan kanallar olmaktan çıkartılması gerekiyor. Pek çok kırsal mahallemizin kanalizasyonu doğrudan derelere akıyor. Edremit’in içinde bile dereye akan kanalizasyon hatları var. Yağmur suyu ile kanalizasyon kanallarının birbirine karışması nedeniyle, her sağanak yağıştan sonra taşan kolektör hattı havalandırma bacalarından, derelere kirlilik akıyor. Eski çöp depolama alanları, besi çiftlikleri, tarımsal alanların atıkları da derelerimizi kirletiyor. Son aylarda, DSİ ve BASKİ’nin Edremit Çayı’nın denize döküldüğü noktadan, Hamdi Türe Köprüsü’ne kadarki alanda yaptıkları temizlik çalışmasında, 1.000 kamyondan fazla kirli balçık çıkartıldığını hepimiz gördük. Bu ortak çalışmaları takdir ediyoruz. Fakat derelerimizi kirleten nedenleri ortadan kaldıracak kalıcı çözümler bulunmazsa, her sene buna benzer temizlikler yapılmak zorunda kalınacaktır. Derelerimizin temiz akması için gerekli bütün önlemlerin, yerel yönetimler ve kamu kurumlarınca müştereken sağlanmasını istiyoruz.

Çöplerimiz geçen yıldan bu yana il merkezine taşınıyor TIR’larla. Bu pahalı bir yöntem. Sıfır Atık durumunu sağlamak için, önce çöpleri kaynağından ayrıştırarak toplamak gerekiyor. Bu amaçla çıkartılan yönetmeliğe ve kademeli geçiş programına, yerel yönetimlerin uyum sağlamasına, destek olmasına çok önem veriyoruz. Ancak, Körfez ilçelerinin ortak kullanacağı bir modern çöp depolama tesisi kurulması da, hem geleceğimiz için ve hem de mevcut durumdaki sıkıntıların halli için, artık zaruri hale geldi. Eminkuyu, Akçay Dallas ve Altınoluk çöplüklerinin rehabilite edilmesi veya mevcut birikmiş çöplerin taşınması için de böyle bir tesis gerekliliği ortada. Fakat, bu amaçla seçilecek yer, asla eski Molibden madeninin çukuru da olmamalı. Böyle bir seçim, maden şirketinin verdiği taahhütlerden affı anlamına gelecektir ve pek çok davaya neden olacaktır. İlçemizdeki eski vahşi çöp depolama alanlarının rehabilitasyonu için, rasyonel ve bilimin ışığında yeni yatırımlar yapılmasını istiyoruz.

Dostlar,

Elbette tüm taleplerimiz yerel yönetimlerden ve kamu kurumlarından değil. Siz Edremitlilerden, sürekli ikamet edenlerden veya yazlıkçı hemşerilerimizden de taleplerimiz var. Halen içinde olduğumuz Covid 19 pandemi sürecinde hep birlikte gördük ki hava, su ve toprak hepimizin yegane vazgeçilmezidir. Bir nefes, bir yudum, bir lokma olmadan, yaşam mümkün olabilir mi? Maden, RES, Termik Santral için vazgeçilecek ömür olabilir mi? Bunların, birbirinin karşısına getirilmemesi gerekiyor. O nedenle, yaşam alanımızı korumak ve kollamak hepimizin ortak görevi olmalı. En önemli temizlik, kirletmemektir. Bunu bileceğiz. Kamu kurumlarına ve yerel yönetimlere bu anlamda yardım esas olmalıdır. “Parasını öder, kirletirim” veya “işleri ne, temizlesinler” anlayışı, artık tümüyle bırakılmak zorunda. Bakın bu hafta sonu iki gün lodos esti, deniz bütün kirlettiklerimizi geri getirdi yüzümüze çarptı. Son sözü daima doğa söyler. Ona saygılı olacağız. Üstelik ülkemizde sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamak hem Anayasal bir haktır, hem de devletle birlikte vatandaşa da verilen bir görevdir. Çevre konusunda duyarlı olalım. Kirletmeyelim, kirletene karşı duralım. Çevre platformları ve derneklerinde gücümüzü birleştirip, hakkımız olanı da isteyelim. Doğanın katledilmesine ve çevre kirliliğine karşı koyalım. Kamuoyundan duyarlılık istiyoruz.

Dostlar,

Edremit’in çevreyle ilgili sorunları ortada. Görülmeyen, bilinmeyen bir şey yok. Çözümler de belli aslında. Yerel yönetim ve kamu kurumlarının koordinasyonu, iş birliği ve plan gerekiyor sadece. Bu nedenle de, epeyce çalıştık ve 27 Temmuz’da ilçemizde “Körfez Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayı” yapılmasını sağladık. Verimli de geçti. Şimdi, Çalıştay’ın sonuç raporlarının, artık kamuoyuyla paylaşılmasını istiyoruz. Orada oluşturulan talepler ile çözüm önerilerinin, daha fazla vakit geçirilmeksizin hem Körfez’deki ilçelerde ve hem de Balıkesir’de, belediye meclislerinin gündemine alınmasını istiyoruz. Daha geç olmadan, Körfez için gereken çabanın gösterilmesini, tüm atanmış ve seçilmiş yöneticilere buradan bir kere daha hatırlatmak istiyoruz. Artık sorunlarımıza kalıcı çözümler istiyoruz.

Hizmet halk içindir. Edremit hakkını istiyor. Körfez hakkını istiyor. Bölgemiz yatırım istiyor. Sesimizi ortaklaştıralım ve layık olduğumuz temiz, huzurlu, sağlıklı ve dengeli yaşama kavuşalım.

Teşekkürler 

Edremit Belediyesi,

Edremit Kent Konseyi,

Edremit Kent Konseyi Kadın Meclisi,

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi,

Çanakkale İda Derneği,

Edremit CHP,

Edremit İyi Parti,

Edremit HDP,

Edremit Saadet Partisi,

Edremit EMEP temsilcileri,

Edremit Demokrasi Platformu,

Edremitliler Dayanışma ve Kültür Derneği,

AKÇAYBİS,

Edremit Körfezi Turizm İşletmecileri Derneği,

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği,

Tarım Orman İş Sendikası.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlginizi Çekebilir

Beyin kanaması geçiren usta oyuncu Ali Sürmeli, apar topar ameliyata alındı

"Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz" dizisi oyuncusu Ali Sürmeli beyin kanaması geçirdi. Ünlü oyuncu Sürmeli'nin ameliyata alındığı aktarıldı.Sinema dünyasının usta ismi Ali Sürmeli'den hayranlarını üzecek haber geldi. Beyin kanaması geçirdiği öğrenilen Ali Sürmeli ameliyata alındı.