Anasayfa / Bilim Teknik / Adı Blob, beyni yok ama çözüm üretebiliyor, ağzı yok ama yemek yiyebiliyor

Adı Blob, beyni yok ama çözüm üretebiliyor, ağzı yok ama yemek yiyebiliyor

Blob,

beyni yok ama çözüm üretebiliyor,

ağzı yok ama yemek yiyebiliyor

Paris’te bir hayvanat bahçesi cumartesi günü yeni bir misafir ağırlayacak: Adı Blob (damla), sarı yosuna benzeyen bir organizma. Ancak bu canlı biyologlar için bile oldukça gizemli. Blob’un bir beyni yok fakat problem çözme ve bilgi paylaşma yeteneğine sahip. Ağzı, midesi ve gözleri de yok. Fakat algılayabiliyor ve yemek yiyebiliyor. Eğer eğer yarıya bölünürse kendisini iki dakika içinde tamamlayabiliyor. Blob’un bacakları da yok fakat bu durum saatte 4 cm mesafe kat etmesine engel değil. Bu gizemli organizmanın ayrıca 720 cinsel organı var.

Myxomycetes familyasının bir üyesi olan Blob, cıvık mantarlar kategorisinde görülüyor. Ancak bu haliyle ne bir mantar ne de bir hayvan olarak sınıflandırılıyor. Biyologlar henüz karar vermedi.

Paris Doğal Tarih Müzesi Müdürü Bruno David’e göre “doğanın gizemli canlılarından biri olan” Blob’un ne olduğu tam olarak bilinmiyor. Uzmanlar, Blob’un rutubetli orman arazisi altında, ışıktan uzakta yaşadığına dikkat çekiyor. “Blob bir hayvan gibi davranışlara sahip” diyen David, Blob’un öğrenme kapasitesine dikkat çekmek için labirent deneyi yaptıklarını ve yemeğe ulaşmak en kısa yolu keşfettiğini belirtiyor.

David Blob’un diğer özelliklerini şöyle sıralıyor:

Önüne bir engel koyduğumuzda -mesela Blob tuzdan nefret ediyor- arkasında yiyecek de olsa o engele doğru ilerlemiyor. Bu engeli aşacak alternatif yollar buluyor. Çok hızlı öğreniyor. Eğer iki Blob’a aynı deneyi uygularsak biri öğrendiğini diğerine aktarıyor.

Vahşi hayatta benzer canlıların varlığı biliniyor ancak ilk kez bu tür bir organizma 19 Ekim’den itibaren Paris’te hayvanat bahçesinde ziyaret edilebilecek.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

x

İlginizi Çekebilir

İklim Değişikliği ve Yoksulluk

mimar Deniz Özdeniz Fettweis, 20 Eylül'de tüm dünyada yapılan İklim Grevi gününde, BM İnsan Hakları Komisyonu'nun raporu üzerine yazdı: İklim Değişikliği ve Yoksulluk "...20 Eylül’de Dünya genelinde yapılacak olan iklim eylemlerine gidilirken krizin ekonomik, politik ve insan hakları ölçeğindeki gündelik hayata etkilerinin somut olarak neler olabileceğine dair şu soru öne çıkıyor: İklim değişimini önlemek adına yapılacakların insan haklarına saygılı bir şekilde sürdürülmesi mümkün mü?..."